İKİ ÇIĞLIK
Genç adamla parktayız. Esmer bir çocuk çığlık çığlığa koşuyor. Duyuyorum onu. Karşımda genç adam. Konuşuyor. Sesi kısık ve naif. Onun bilincinden kopan kelimelerin içindeki sessiz çığlık daha gür çocuğun çığlığından. Gözlerinden gözlerime yansırken düşünceleri, cümleleri kulaklarımda yankılanıyor. Düşünceden düşünceye atlarken boşluğa düşmemek için çırpınıyor dilinin ucundaki kelimeler. Henüz söylenmemiş... Genç adam sustu. Çığlık çığlığa koşan çocuğa dikildi gözleri. Bana baktı ve gülümsedi. Kalktı. Arkasına bakmadan aylakça yürüdü ve kayboldu.