KAN, KÜL VE ŞARAP

                                                                                                                 




















   Alnından kurşunlanmış bir devrimcinin kanı gibi aktı zaman. Ve bir kez daha galip geldi intihar cesarete... Kül tablasındaki bitirilmemiş sigara kendini tüketirken ağır ağır, dumanı sislerle örtüyordu odayı. Masadaki bitirilmemiş şarap, kadehinin içinde hareketsizce durup izliyordu bu sahneyi. Yerde uzunca yatan kadının ağzından kan ağır ağır sızarken tütün tüketmişti kendini. Pencereden esen rüzgar tablanın içindeki külleri savuruyordu kanın üzerine doğru. Kan kül ve şarap. Kızıl ve gri... Bu sahneden geriye kalanlar. Küller kadının kanının içinde önce kızıllaştı ve ağır ağır karararak yitirdi griliğini. Kan karardı. Masadaki şarap kadehi ise dimdik duruyordu lanetli cenazeye karşı henüz kızılken. Dik başlı, inatçı bir devrimci gibi...

Bu şarkıyı buraya bırakmasam olmazdı: https://www.youtube.com/watch?v=0u7PT7heg6o



  

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

HARP

ÇIRPINIŞ

TREN ALTINDA...!